Gastrovistrat: Sanat Atölyesinden Michelin Sofrasına

Gastrovistrat: Sanat Atölyesinden Michelin Sofrasına

DyAynen_Kadn_Makinesi._2

İki farklı dünya, bir akşamda buluştu: Gümüşsuyu’ndaki Server Demirtaş Atölyesi’nde başlayan etkinlik, Asmalımescit’teki The Red Balloon’da devam etti. Çağdaş sanatın üretim sürecine tanıklık eden konuklar, ardından Şef Kaan Acar’ın Michelin seçkisi tadım menüsüyle ağırlandı.

Server Demirtaş: Üretimin İçinde

Server Demirtaş, Türkiye’nin en tanınan çağdaş sanatçılarından biri. Heykel, enstalasyon ve performans alanlarında çalışan Demirtaş, eserlerinde genellikle endüstriyel malzemeler kullanıyor. Atölyesi, hem üretim mekanı hem de bir tür laboratuvar.

Konuklar, akşamın ilk bölümünde bu atölyeyi ziyaret etti. Sanatçının çalışma sürecini, kullandığı teknikleri ve düşünsel arka planı yakından görme fırsatı buldular. Sanat eseri sadece bitmiş haliyle değil, üretim aşamasıyla da deneyimlendi.

Arzu Kaprol: Moda ve Teknoloji

Gecenin onur konuğu, moda tasarımcısı Arzu Kaprol’du. Kaprol, Türk modasının uluslararası arenada en çok tanınan isimlerinden biri. Tasarımlarında teknolojiyi ve inovasyonu kullanan, geleneksel el işçiliğiyle dijital üretimi birleştiren bir yaklaşımı var.

Yemek boyunca Kaprol, tasarım dünyasından hikayeler paylaştı. Moda, sanat ve gastronomi arasındaki ortak noktalar – yaratıcılık, malzeme bilgisi, sunum estetiği – masada konuşulan konular arasındaydı.

Tadım Menüsü: Şef Kaan Acar

Menü, beş aşamalı bir tadım formatında sunuldu. Her aşamada iki seçenek vardı – konuklar tercihlerine göre seçim yapabildi.

Başlangıç (00): Soğuk enginar tarhanası, karabuğday ve kefir ile açıldı. Tarhana, normalde sıcak çorba olarak bilinen fermente bir ürün; burada soğuk servis edilerek farklı bir boyut kazandı. Alternatif olarak zeytinyağlı pancar, Bergama tulum peynirli kurabiye ile sunuldu. Fırınlanmış balkabağı bottarga ile, günün ekmekleri ise yanık tereyağı ve güneşte kurutulmuş üzüm ile geldi.

Birinci Aşama (01): Karides crudo – çiğ karides – nori yosunu ve kuru et ile sunuldu. Japon ve İtalyan etkilerinin buluşması. Alternatif olarak soğuk dana gerdan, mor havuç ve turp otu ile geldi. Gerdan, uzun süre pişirilip soğutulmuş, dilimlenmiş bir et preparatı.

İkinci Aşama (02): Narenciyeli ahtapot, kereviz ezmesi ve Bodrum mandalini ile servis edildi. El yapımı kuzu sucuk ise Urla katmeri ve turp turşusu ile sunuldu. Katmer, İzmir Urla’nın ince açılmış, kıtır yufkası – sucuğun yağlılığını dengeleyen bir eşlikçi.

Üçüncü Aşama (03): Ana yemeklerde levrek, pırasa kreması, zeytinyağlı pırasa ve somon havyarı ile geldi. Alternatif kuzu kol, kuzugöbeği mantarı ve fermente nohut ile sunuldu. Kuzugöbeği (morel), bahar aylarının en değerli yabani mantarlarından – topraksı, yoğun aromalı.

Tatlılar (04): Yanık sütlaç, karamelize üst yüzeyi ile klasik sütlacın modern yorumuydu. Romlu badem krokan ve muskat eşlik etti. Alternatif olarak ayva ve Türk kahvesi, ekşi krema ve Siirt fıstığı ile sunuldu – Osmanlı lezzet paletinin çağdaş bir yorumu.

Sanat ve Gastronomi

Bu etkinlik, gastronomiyi sadece beslenme değil, bir sanat formu olarak ele aldı. Server Demirtaş’ın atölyesinden The Red Balloon‘un mutfağına uzanan yolculuk, yaratıcı sürecin farklı tezahürlerini gösterdi. Hem heykelde hem tabakta aynı şey geçerli: Malzeme bilgisi, teknik ustalık ve estetik vizyon.

Sanat ve gastronomi etkinlikleri için: theredballoon.com.tr